Ana KategoriDemiryoluSürdürülebilir Ulaşım

ŞEHİR İÇİ VE ŞEHİRLERARASI ULAŞIM

TOPLU TAŞIMACILIK VE RAYLI SİSTEMLER

Ulaştırma sistemi seçiminde, ekonomik etkinlik önemli faktörlerden biridir. Ulaştırma hizmetleri ve yatırımları birçok ülkede kamu hizmeti ve sosyal politika aracı olarak görülmektedir. Bu hizmetlerin planlanması ve fiyatlandırmasında ekonomik etkinlik kıstasları dikkate alınmamaktadır. Dolayısı ile kaynak israfı, finansman yetersizliği, sistem seçiminde çarpıklıklar ve negatif dışsallıklar gibi problemlerle karşılaşılmaktadır. Geçmiş dönemlerde uzun vadeli ulaşım yatırımları ülkemizde de, seçim dönemi içerisinde sonuç almak üzere kurgulanmıştır. Yüksek yatırım maliyeti ve uzun proje süreleri nedeniyle demiryolları yakın tarihe kadar geri planda kalmıştır. Son dönemlerde ekonominin güçlenmesi, istikrar ortamının sağlanması ile kentiçi ve şehirlerarası taşımacılıkta raylı sistemler yaygınlaştırılmıştır.

Raylı sistemlerin ilk yatırım maliyetlerinin ciddi rakamlara ulaşması uzun vade göz önünde bulundurulduğunda birçok getirisi olacağından kabul edilebilir düzeydedir. Özellikle şehirlerarası taşımacılıkta gelişen teknoloji ile öne çıkan yüksek hızlı trenler raylı sistemleri konfor, zaman ve çevre duyarlılığı açısından karayolunun çok önüne taşımıştır. Ayrıca kent içi toplu ulaşımda da raylı sistemlerin yaygınlaştırılması yolculuk konforunu arttıracağı gibi kent içi trafik sorunlarına çözüm oluşturacak ve uzun vadede ekonomi, çevresel duyarlılık konularında avantajlar sağlayacaktır.

Kentiçi Raylı Sistemler

Kent içi toplu ulaşımda raylı sistemlerin mevcut olduğu bölgelerde yolcuların tercihini karayolundan ziyade raylı sistem araçlarından yana kullandığı görülmektedir. Yolculuk süresinin karayoluna kıyasla ciddi orandadaha kısa olması, trafik sorunun olmaması ve konforun daha yüksek olması yolcuların raylı sistem araçlarını tercih etmesindeki önemli faktörlerdir. Raylı sistemlerin karayolu taşımacılığıyla kıyaslandığında en büyük dezavantajlarından biri olarak ortaya çıkan esneklik problemi raylı sistemlerin yaygınlaştırılması ve karayolu ulaştırma sistemleri ile iyi entegre olarak çalışması sayesinde aşılabilecektir.

Trafik Yoğunluğu Açısından Faydaları

İstanbul’da mevcut Yenikapı -Hacıosman arası metro hattını göz önünde bulundurduğumuzda, bir yolcunun raylı sistemi kullanarak Hacıosman’dan Taksim’e 16km’lik yolu yaklaşık 30-40 dakika arasında gelebilecek olmasına karşın yoğun saatlerde karayolunu kullanarak bu yolu alması saatleri bulacaktır. Ayrıca metro ortamının çevresel etkilerden izole olması sayesinde uç noktalardaki yüksek ve düşük sıcaklıklardan etkilenmeksizin konforlu bir yolculuk imkanı bulunacaktır. Ayrıca kent içi raylı sistemlerin trafik sorununa da büyük ölçüde çözüm getireceği bir gerçektir.

Günlük yaklaşık 450 bin yolcuya sahip Yenikapı-Hacıosmanmetro hattı, karayolundan her gün binlerce aracı çekmekte trafiği bu ölçüde rahatlatmakta ancak yeterli olmamaktadır. Ancak metro veya hafif raylı sistemlerin yaygınlaştırılması ile mevcut güzergahta veya İstanbul genelinde trafik sorununun çözümüne yaklaşılacağı muhakkaktır. Rakamsal bir yaklaşımda bulunmak gerekirse, Büyükdere Caddesi boyunca ilerleyen metro hattında 8’li tren dizisi ile yaklaşık 2000 yolcu taşınması mümkündür. Öte yandan İstanbul ortalamalarında bireysel otomobil başına 2 kişi dahi düşmemektedir yani kişisel otomobil kullanımı ile kıyaslandığında bir metro dizisi ile 1000 aracı trafikten çıkarmak mümkün olacaktır. Karayolu toplu taşımacılığı ile kıyaslandığında bir otobüsün taşıma kapasitesinin 100 yolcu ile sınırlı olduğu düşünülerek bu oran düşse de olursa aynı şekilde bir metro ile trafikten 20 otobüsün çekilmesi mümkündür.

Ekonomi ve Çevre Açısından Faydaları

Raylı sistem ile karayolu karşılaştırıldığında kent içi taşımacılığında yakıt tüketimi de ciddi bir fark oluşturmaktadır. Bu durum çevresel duyarlılık ve ekonomik etkileri açısından raylı sistem yapım maliyetlerini kabul edilebilir kılmaktadır. Özellikle kentiçi kullanımda otomobillerin yakıt tüketimleri trafikle birlikte oldukça yüksek miktarlara çıkmaktadır. Raylı sistemlerde ise yalnızca istasyonlarda durup hareket edilmektedir. Ayrıca geliştirilen fren sistemleri sayesinde durma işlemi sırasında açığa çıkan enerjinin geri kazanımı sağlanmaktadır. Hali hazırda fosil yakıtların yayın kullanımı sebebiyle otomobiller ithal yakıt kullanmaktadır. Raylı sistemlerde ise kullanılan elektrik enerjisinin yerli kaynaklar ile üretimi mümkün olmaktadır. Bu durum ekonominin yanı sıra çevresel duyarlılık açısından da büyük anlam taşımaktadır.

Şehirler Arası Ulaşımda Raylı Sistemler

Şehirlerarası ulaşımda yapım maliyetleri açısından karayolları daha avantajlı olarak görülmektedir. Ancak, işletme maliyetleri ve birim maliyetler hesaplandığında raylı sistemleri ön plana çıkmaktadır. Ayrıca taşınılan yük ve yolcuların güvenliği ve gelişen teknoloji ile birlikte oldukça yaygınlaşan yüksek hızlı tren hatları sayesinde oldukça ilerleyen yolcu konforu ve zaman faktörleri de göz önünde bulundurulduğunda demiryolu taşımacılığının karayoluna göre üstün olduğu açıktır. Ancak kent içi ulaşımda olduğu gibi yolcu ve yük alımı için özel istasyon yapılarına ihtiyaç duyması ve karayolları kadar esnek bir ulaştırma imkanına sahip olmaması ve ilk yatırım maliyetlerinin yüksek olması sebebiyle karayolları kadar yaygın bir demiryolu ağı görmek maalesef mümkün olmamaktadır. Demiryolu taşımacılığının avantajlarını ekonomik ve konfor-güvenlik açısından iki bölümde incelemek mümkündür.

Ekonomi Açısından Faydaları

Karayolu ve demiryolu sistemlerinin yapım, bakım-onarım, işletme ve toplam maliyetlerinin yolcu-km bazında verildiği tablo incelendiğinde; Şehirlerarası taşımacılıkta, hızlı trenin (0,03762 TL/yolcu-km) en ucuz,  otoyolun(0,06959 TL/yolcu-km) en pahalı olduğu görülmektedir. Yük taşımacılığında; Konvansiyonel tren maliyeti 0,02023 TL/ton-km iken devlet yolu 0,07151 TL/ton-km’dir. Toplam birim maliyetler göz önünde bulundurulduğunda yük ve yolcu taşımacılığında raylı sistemler avantajlı görülmektedir.

Tablo 1 Karayolu ve Demiryolu Taşıma Maliyetleri (1)

Tablolar incelendiğinde özellikle göze çarpan noktalardan birisi, yolcu başına ve tüm maliyetler göz önünde bulundurulduğunda; yolcu taşımacılığında hızlı trenin konvansiyonel trenden daha az maliyete sahip olmasıdır. Yük taşımacılığında ise demiryolu taşımacılığının karayolu taşımacılığına göre yaklaşık 3,5 kat daha az maliyete sahiptir. Yapım maliyeti yüksek görülen demiryollarının işletme maliyetlerinin karayollarına oranla çok daha düşük olduğu görülmektedir. Hızlı trende yolcu başına maliyetlerin %37,3’ünü yapım, %6,3’ünü bakım-onarım ve %56,2’ini işletme maliyetleri oluşturmaktadır.(Tablo 1) Otoyollarda ise toplam maliyet içerisinde yapım %10,6, bakım %1,7 ve işletme %87,7’dir. Yalnızca yapım maliyetleri göz önünde bulundurularak planlanan ulaştırma yatırımlarının uzun vadede ekonomik olmayacağı görülmektedir.

Konfor-Güvenlik Açısından Faydaları

Şehirlerarası ulaştırmada demiryolu sistemlerinin kendine ait yola sahip olması güvenli olarak anılmasındaki başlıca etkendir. Konvansiyonel hatlarda hemzemin geçitlerde demiryolu karayolu ile kesişmektedir. Alınan güvenlik önlemleri sayesinde kazalar büyük ölçüde önlenmektedir. Yine de tren kazalarının çoğunluğunun hemzemin geçitlerde karayolu araçlarının demiryolunu tacizi sonucu olduğu görülmektedir. Yüksek hızlı hatlarda kesişme noktalarında hemzemin geçit uygulaması yerine alt veya üst geçit uygulamaları yapılmaktadır. Bu sayede yüksek hızlı demiryollarında risk katsayısı konvansiyonel hatlara göre düşük tutulmaktadır.

Sürücünün yanısıra kumanda merkezlerinden takip ve kumanda imkânı olan demiryolu ulaşımı, güvenlik açısından üstünlüğe sahiptir. Sinyalizasyon sistemleri sayesinde demiryollarında araçların hangi bölgede ne durumda olduğunun gözlenebilmekte ve gerekli hallerde yönlendirilebilmektedir. Metro ve yüksek hızlı demiryollarında araç kontrolü büyük ölçüde otomasyon ile sağlanmaktadır. 

Bu risklerden korunduğunun bilincinde olan yolcular psikolojik olarak daha rahat seyahat etmektedir. Özenle imal edilen alt ve üst yapı sistemlerine sahip hatlarda yüksek konforla yolculuk yapmaktadırlar. Yüksek hızlı demiryollarının yüksek konforu insanları demiryolu kullanmaya teşvik etmekte, şehirlerarası yolculuklarda karayollarından cazip kılmaktadır. Belirli mesafelere kadar toplam yolculuk süresinin havayollarına yakın olması yüksek hızlı hatlara rekabet imkânı sunmaktadır.

Sonuç

Kaynaklarının kullanımında etkinliğin sağlanabilmesi ülke ekonomileri için hayati önem taşımaktadır. Bu bağlamda; ulaşım talebinin karşılanması için alternatif ulaştırma sistemler, arasında en uygun maliyete sahip sistemin tercih edilmelidir. Raylı sistemlerin kentiçi ve şehirler arası taşımacılıkta yaygınlaştırılması; gürültü ve çevre kirliliği, trafik yoğunluğunda azalma gibi faydaları beraberinde getirmektedir. Kentiçi toplu taşımacılıkta raylı sistemlerin yaygınlaştırılması maddi ve sosyal maliyetler açısından büyükşehirleri daha yaşanılır kılacaktır. Şehirlerarası taşımacılıkta iki temel ulaştırma sisteminin yolcu-km başına yapım, bakım ve işletme maliyetleri karşılaştırıldığında; demiryollarının yolcu taşımacılığında %40–50 oranında, yük taşımacılığında ise %70 oranında daha ekonomik olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak, şehirlerarası yük taşımacılığı demiryollarına kaydırılması ve şehirlerarası yolcu taşımacılığında hızlı trenlerin yaygınlaştırılması önerilmektedir. 

Referanslar

1- KABASAKAL, A.SOLAK, A.O. “Demiryolu Ve Karayolu Ulaştırma Sistemlerinin Ekonomik Etkinlik Analizi”. Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, Cilt/Vol.: 10- Sayı/No: 1 : 123–136 (2010)

 

İsmail Ay

1989 yılında Konya'da doğdu. 2011 yılında İTÜ İnşaat Mühendisliği bölümünde tamamladığı lisans eğitimi sonrasında, 2014 Ulaştırma Mühendisliği yüksek lisans programını, 2021 yılında Anadolu Üniversitesi Web Tasarım ve Kodlama ön lisans eğitimini tamamladı. İTÜ Fen Bilimleri Enstitüsü Ulaştırma Mühendisliği Doktora programı tez çalışmasına ve İstanbul Üniversitesi Adalet ön lisans eğitimlerine devam etmektedir. 2012-2018 yılları arasında İBB iştiraklerinden Metro İstanbul AŞ.'de, 2018-2020 Yılları arasında Etüt Proje şefi olarak görev aldığı İSPARK AŞ.’de görev aldı. 2020 yılı itibari ile, APCO Altınok müşavirlik hizmetleri bünyesinde, Gayrettepe ve Halkalı-İstanbul Havalimanı projesinde kontrol şefi olarak görev almaktadır.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu