Ana Kategori

Avrupa’da Ücretsiz Toplu Taşımanın İlk Örnekleri

Avrupa'da toplu taşımanın ücretsiz kullanımının etkileri başarılı mı?

Avrupa’daki 50’den fazla şehir ve kasaba, iklim krizi ve sosyal eşitlik gibi motivasyonlarla ücretsiz toplu taşımayı başlatmış bulunmakta.

Lüksemburg ve Estonya’nın başkenti Tallinn ulaşım ücretlerini kaldırma konusunda Avrupa’da öncü konumda olmaktadır.

 

Bu sistemde vatandaşlar günlük yolculuklarını yapmak için toplu taşımaya sınırsız ücretsiz şekilde erişebilmekte.

Lüksemburg, 2020’de tüm toplu taşıma ücretlerini iptal eden dünyadaki ilk ülke oldu.

Peki ya sistem amacına uygun işliyor mu?

Estonya’nın başkenti Tallinn, 9 yıldan uzun bir süre önce ücretsiz ulaşımı hayata geçirdi. Tallinn’deki şehir yetkilileri, politikanın sürücüleri araçlarını evde bırakmaya ikna etme konusunda çok da başarılı olamadığını söylüyor.

Estonya Ulaştırma İdaresi’nin sürdürülebilir hareketlilik uzmanı Mari Jüssi, “Tallinn’de gerçekte gördüğümüz şey, toplu taşımadan araçlara geçişin artmasıydı. Dokuz yıl içinde, yolculuklarla arabaların payı yüzde 42’sinden yüzde 48’e yükseldi. Dolayısıyla, bu tür sürdürülebilir mobilite koşullarında,  etkili olduğu kanıtlanmadı.” dedi.

Jüssi, sosyal açıdan bir etkide bulunduklarını kabul ediyor: “Okula giden çocuğu çok olan aileler tasarruf ediyor. Ayrıca bazı bölgelerde 2018’den beri ilçe otobüsleri de ücretsiz. Orada belki daha olumlu etkiler görüyoruz çünkü orada ulaşım daha pahalıydı”

Demek ki ücretsiz toplu taşımanın sürdürülebilir hareketliliği iyileştirmede soruna etkili bir çözüm sunduğuyla ilgili şüpheler var.

Bausch, “Tam bir vizyonunuz, yeni bir stratejiniz yoksa ve bağlantıları iyileştirdiğinizi gösterdiğiniz, toplu taşıma kalitesini artıran bir yatırım programınız yoksa, o zaman sadece ücretsiz toplu taşımayı tanıtmak iyi bir fikir değil” dedi.

Jüssi ve Keblowski, toplu taşımanın kalitesini ve bağlantılarını iyileştirmenin daha fazla yolcu çekmenin anahtarı olduğu ve “ücretsiz” politikasının işçi sınıfını desteklemek için bir araç olacağı konusunda ise hem fikir.

Ücretsiz ulaşım hakkı! Kulağa çok hoş geliyor olsa da, yaygınlaşması mümkün mü?

Toplu taşıma kullanımının trafik yoğunluğunu azaltıcı etkisinin yanı sıra hem sağlıklı çevre hem de hareket özgürlüğü açısından önem taşıyor.

Her gün toplu taşımayı kullanan kişiler için faydalı görünüyor olsa da toplu taşıma kullanımını özel araca göre tercih haline getirir mi ?

En önemlisi de bu durumda toplu taşıma maliyeti ve giderleri nasıl karşılanır?

Örneklere göz atalım.

  • Lüksemburg toplu taşımayı ücretsiz yapan dünyadaki ilk ülke oldu.

Avrupa’nın en küçük ülkelerinden 600 bin nüfuslu Lüksemburg, tren, otobüs ve tramvay gibi toplu taşıma araçlarının ücretsiz olduğu dünyadaki ilk ülke oldu.

Hükümet geçtiğimiz yaz mevsimi toplu taşımayı yirmi yaşın altındakiler için ücretsiz hale getirilmişti.1 Mart itibariyle yürürlüğe giren uygulama yıllık 41 milyon Euroya mal olacak. Hükümet yetkilileri daha önce söz konusu uygulamayla trafiği rahatlatmayı, karbon salınımını azaltmayı ve düşük gelirli vatandaşları desteklemeyi amaçladığını açıklamıştı.

Ülkenin Ulaştırma Bakanı François Bausch, “Bu uygulama asgari ücretle çalışan vatandaşlar için elzemdi. Ancak asıl hedeflenen daha kaliteli bir ulaşım ve elbette çevreye ait sorunların ortadan kalması” diye konuştu. Lüksemburg 2 bin 142 Euro ile Avrupa Birliği ülkeleri arasında en yüksek asgari ücrete sahip ülke konumunda bulunuyor.

Avrupa’nın en küçük başkentlerinden olan Lüksemburg şehriyse kıtanın en yoğun trafiklerinden birine sahip. Nüfusu 110 bin olmasına rağmen çalışmak için şehre her gün 400 bin kişi geliyor. 2 bin 500 kilometrekare civarında yüz ölçümüne sahip Lüksemburg’a komşu ülkeler Fransa, Belçika ve Almanya’dan çalışmak için her gün ortalama 215 bin kişi geliyor.

Ülkedeki emisyon gazlarının yarısından çoğu araç trafiğinden kaynaklanıyor. 2016’da yapılan bir araştırma sürücülerin trafik sıkışıklığı nedeniyle ortalama 33 saat kaybettiklerini ortaya koydu. Hükümet 2018’de tren yollarını iyileştirmek için 10 yıl için 3.9 milyar Euro bütçe ayırmıştı. Araştırmaya göre ülkedeki insanların yüzde 65’i 2025’e kadar işlerine özel araçlarıyla gitmeyi sürdürecek. 2017’de bu oran yüzde 73’tü. Ücretsiz toplu taşıma uygulaması Estonya’nın başkenti Tallin’de de kısmi olarak uygulanıyor.

  • Fransa’nın Belçika sınırındaki 200 bin nüfuslu Dunkirk şehrinde toplu ulaşım ücretsiz hizmet veriyor.

Normandiya bölgesinde bulunan şehirdeki toplam 17 otobüs hattında kullanıcılar 1 Eylül 2018’den beri ne bilet alıyor ne de ücret ödüyor. Sabah 5 buçuktan akşam 10 buçuğa kadar hizmet veren toplu ulaşım ağında komşu şehirlere ve Belçika sınırının diğer tarafına uzanıyor. Yollarda otobüslere ait hatlar bulunan şehirde trafik ışıkları da otobüslere öncelik tanıyor.

Her 10 dakikada bir Dunkirklilere hizmet veren ağa eklenen 45 yeni ve çevreci otobüs, engelliler için özel tasarlanmış ve kablosuz internete sahip.

Durakların hemen yanına inşa edilen bisiklet parkları yolcuların otobüsten önce ya da sonra ulaşımlarını çevreye saygılı şekilde sürdürmelerini sağlayan diğer önemli bir kolaylık.

Kullanıcı sayısında yüzde 65 artış!

Şehirde bedava toplu ulaşıma halk büyük ilgi gösteriyor. Genellikle iki araca sahip birçok aile bu sayede tek araç kullanmayı tercih etmeye başlamış. Toplu ulaşıma rağbet hafta içi yüzde 65 hafta sonu ise yüzde 125 oranında artmış durumda.

Belediye yetkilileri dört yıllık hedeflerine bir yıldan az bir sürede ulaşıldığını belirtirken kullanıcıların yüzde 10’unun evlerindeki ikinci arabalarını sattığının altını çiziyor. Bu da hem çevreye zararın azalmasını hem de alım gücünün yükselmesini sağlıyor.

Dunkirk’teki bedava toplu ulaşım sistemi başta Paris olmak üzere diğer Fransız şehirlerinin de ilgisini çekmiş durumda. Avrupa’da Estonya’nın başkenti Tallinn dışında bedava toplu ulaşım hizmeti sunan şehir bulunmuyor.

Yararlı gözükse de örneklere bakıldığında; her gün toplu taşıma kullanan yolcular açısından maddi olarak yararlı fakat özel araç kullanımının toplu taşımaya dönüşen tercihini beklenildiği gibi arttırmamaktadır. Bu durumda da trafiği azaltıcı etkisi yeterli görünmemektedir. Ülkemizde toplu taşıma kullanımını özendirmek için bu yola başvursak dahi mevcut olan toplu taşıma kapasitelerinin yetersizliğinden dolayı kalabalıklaşan yolculukları tercih etmek yerine daha konforlu olduğu düşünüldüğünden insanlar bireysel araç kullanımına devam edecekler veya toplu taşıma giderlerinin karşılanamayacağından dolayı sürdürülebilir bir fikir olmayacağını düşündürmektedir.

Kaynak
Kaynak

Şevval Özer

2000 yılında Kocaeli'de doğdu. Yalova Üniversitesi Ulaştırma Mühendisliği lisans programından 2023 yılında dereceyle mezun oldu. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Daire Başkanlığı'nın Ulaşım Planlama Müdürlüğü altında yer alan etüt proje şefliği biriminde proje mühendisi olarak çalışmaktadır. Kendini geliştirmek için araştırma yapmayı ve ulaşım alanındaki yenilikleri takip etmeyi seven Özer, araştırmalarını paylaşabilmek ve birçok insana ulaşabilmek için bu platformda yazarlık yapmaktadır.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu